İzmir, Türkiye'nin bir şehri ve en kalabalık üçüncü şehridir.
İzmir
7,350
okunma

Nüfusu 2019 itibarıyla 4.367.251 kişidir. Bu nüfus; 30 kaza ve bu ilçelere bağlı 1.297 semtte yaşamaktadır. Şehir genelinde nüfus yoğunluğu 367'dir. Coğrafi olarak Türkiye'nin batısında bulunur ve şehrin tamamı Ege Bölgesi'nde bulunur.

Yüzölçümü olarak ülkenin yirmi üçüncü büyük şehiridir. Çevresi Aydın, Balıkesir, Manisa şehirleri ve Ege Denizi ve Ege Adaları ile çevrilidir.

İzmir Körfezi etrafında bulunan şehir, her sene İzmir Enternasyonal Fuarı'nı tertip eden ehemmiyetli bir fuar merkezi ve liman şehiridir.

İzmir'in batısında denizi, plajları ve termal merkezleriyle Urla Yarımadası uzanır. Antik Çağ'ın en tanınmış şehirleri arasında yer alan Efes, Roma'nın imparatorluk devrinde dünyanın en büyük şehirlerinden biriydi.

Tüm İyon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de ismini duyuruyordu. Bu kasıtla da bu şehre "Güzel İzmir", "Daha önceki İzmir" ve "la Perle de l'Ionie" tecrübe ediyordu.

İzmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında bulunmaktadır. Sahil süresince palmiye, hurma ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. İzmir Limanı, Türkiye'nin en büyük yedinci limanıdır.

İsmi

İzmir şehrinin isiminin nereden geldiği ile ilgili ispat etmiş bir bilgi olmamakla beraber bir dönem bugünkü İzmir yöresinde yaşamış olan Erektidlerin Amazonlarla savaşıp galip geldiği; onların önderi olan These'nin de, Amazon kadını Smyrna ile izdivaç edip yöresine onun ismini verdiği ve İzmir'in isiminin da Smyrna'dan geldiği en çok kabul edilen görüştür.

Ayrı olarak bölgede uzun yıllar hakimiyet kuran İyonların lehçesinde şehrin isimi Smyrne, Atina Lehçesi'nde ise Smyrna diye yazılırdı. Günümüzdeki Helenler bu şehrin ismini Smirni biçiminde telaffuz etmektedir.

Son senelerde Efes Antik Şehiri civarında da bu isimle hatıralan bir köy yerleşimi izlerine rastlanmıştır. İhtimalle İzmir'den Efes'e giden bir kraliçenin ismini yerleştikleri köye de koydukları düşünülmektedir ki bununla alakalı bilgilere daha önceki kaynaklarda da rastlanmaktadır.

Ancak Smyrna sözcüğü Yunanca değil, Ege Bölgesi'ndeki bir hayli yerleşim isimi gibi Anadolu orijinlidir. MÖ 2000 başlarına ait Kayseri Kültepe yerleşiminde ele geçen bir takım tablet metinlerinde Tismurna hesabına rastlanmaktadır.

Tismurna'daki "ti" bir ön ek olup bir kişi veyahut bir yer ismini belirtmektedir. Helenler ya da Bayraklı/Tepekule Höyüğünü mesken tutanlar bu ön eki atıp şehre Smurna demişlerdir. Şehrin isimi ihtimalle MÖ 3000 ile MÖ 1800 seneleri arasında da Smurnu olarak hatıralıyordu.

Tarihçesi

Daha önceki İzmir (Smyrna) şehiri, körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü takriben yüz dönüm olan bir yarım adacık üzerinde heyetmişti. Sonraki asırlar süresince Meles Çayı'nın ve bugünkü Yamanlar Dağı'ndan gelen su baskınların getirdikleri mil ile bugünkü Bornova ovası oluştu ve yarım adacık, bir tepe hâline dönüştü.

İzmir'deki ilk yerleşim yeri olarak saptayan Bayraklı/Tepekule Höyüğü'nün etrafı 1955 seneninden beri yoğun bir gecekondu bölgesidir. Buradaki ilk kazılarda Türk Tarih Müessesesi ile Daha önceki Yapıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün büyük katkıları olmuştur. 

Son zamanlarda bu höyüğün üzerinde TEKEL Genel Müdürlüğü'nün İzmir Şarap ve Bira Fabrikası'na ait numune bağı bulunmaktadır.

Batı Anadolu kıyılarındaki ilk yerleşimler -ki bunlar Truva Savaşı'ndan sonra kurulan Aiol, İyon ve Dor orijinlidir- genelde küçük yarımadalar üzerinde heyetmiştir.

Bu yerleşimler, son zamanlarda, İzmir Çandarlı'daki Pitanes, Foça'daki Phokaia (Fokaia), Bayraklı'daki Smyrna/Smirni (Bayraklı/Tepekule Höyüğü) ve Urla'daki Klazomenai/Kilizman; Aydın Didim'deki Milet/Miletos ve Muğla Milas'taki İasos gibi yerleşimlerdir. Bu yarımada yerleşimleri hem iki limana sahiptiler, hem de kara ve denizden gelecek saldırılara karşı güvence içindeydiler.

Namüsait havalarda limanlardan biri uygun olmadığı takdirde gemiciler diğer limanı kullanma bahtına sahiplerdi. Bayraklı/Tepekule Höyüğü, körfezin kuzeydoğu köşesinde, kuzeyine sarp kayalı Yamanlar Dağı'nı da alarak karadan gelecek saldırılara karşı rahat bir konumdaydı.

Güneyi imbata açıktı. Daha önceki İzmir yerleşimi takriben üç bin sene süresince bu yarımada üzerinde bulundu. MÖ 4. asrın ikinci yarısında büyük nüfus artışı yüzünden bugünkü Kadifekale (Pagos) eteklerindeki İzmir Agorası'na taşındı.

Tunç Çağı (MÖ 3000-1050)

Daha önceki İzmir (Smyrna) şehirinin yerleşimi her ne kadar MÖ 3000 seneninden çok daha geriye uzanmakta ise de yapılan son kazılarda daha MÖ 3000 senelerine kadar gidilebilmiştir.

Kazılarda ele geçirilen bilgiler ışığında, Erken Tunç Çağında ilk İzmir yerleşikleri hanelerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine oturtmuşlardır. 

Bulunan çanak ve çömlekler Troya/Truva dönemi (MÖ 3000-2500) kültürüyle benzerlikler göstermektedir. Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı yerleşimi bulunuyordu. 

Burada bulunan keramik yapıtlar Troya II döneminde (MÖ 2500-2000) ortaya konulan sanatsal yapıtlarla hemen hemen aynıdırlar. Üçüncü yerleşme katı Troya VI dönemi ve Hitit dönemi ile muasırdır (MÖ 1800-1050). 

Bu katta ele geçirilen büyük ve sağlam bir çiçeklik, Afyonkarahisar ve Uşak şehirlerinin güneyindeki Beycesultan kazılarında ele geçirilen kapların türündendir. Ayrı olarak bir hayli kap biçimi Orta Anadolu ile olduğu ölçüde Troya VI dönemi kap kacağı ile de benzerlikler taşımaktadır. 

Bundan başka yeniden Troya VI şehrinde gün ışığına çıkan Minyas tipi vazolar Bayraklı/Tepekule Höyüğünde da ele geçmiş, bir de 4-5 tane Miken/Aka seramik parçasına rastlanmıştır. Açılan sondajlar küçük olduğundan haneler ile ilgili geniş bilgi ele geçirilememiştir.

Tunç Çağı'nda İzmir’de yaşayan yerli halkın dili ile ilgili rastgele bir fikir ele geçirilmesi olası olmamıştır. Minyas türü keramiğin ele geçmesi bir hayli Anadolu şehrinde olduğu gibi, burada da MÖ 2000'lerde bir Miken/Aka ticaret sömürgesinin bulunduğuna ait ipuçları vermektedir.

Demir Çağı

Hitit döneminde (MÖ 1800-1200) Anadolu'da yazı kullanılıyordu ve bundan dolayı o dönemde tarih çağına erişilmiş bulunuluyordu. Ancak MÖ 1200'lerde Troya VII'nin ve Hititler başkenti Hattuşaş'ın Balkanlar'dan gelen kavimlerce yıkılmasından sonra Orta ve Batı Anadolu yine yazısız ve karanlık bir çağa, Demir Çağı'na girdi.

Demir Çağı, Anadolu'da yazının yine kullanılması ile Frigya Krallığı'nda MÖ 730, geri kalan Orta ve Batı Anadolu'da ise MÖ 650 senelerine kadar sürmüştür.

Kazılarda fazla miktarda çıkarılan keramik ürünlerden anlaşıldığına göre, Demir Çağı süresince Daha önceki İzmir'de bugünkü Yunanistan bölgesinden göç eden Aioller ve İyonlar yaşıyordu. Yarımadada yerli halkın yaşadığına değin rastgele bir belirtiye ise rastlanmamıştır. Bayraklı/Tepekule Höyüğünün MÖ 1050 yıllarında kurulmaya başlayan yerleşmesinin Helen kökenli olduğu anlaşılmaktadır.

Dört yüz sene devam eden bu ilkel dönem süresince başlıca beş yerleşme katı tespit etmiştir. Bunlar:

  • 1. Aiol yerleşmesi (MÖ 1050-MÖ 1000)


  • 2. Erken, Orta ve Geç Protogeometrik yerleşme (MÖ 1000-MÖ 875)


  • 3. Erken ve Orta Geometrik yerleşme (MÖ 875-MÖ 750)


  • 4. Geç Geometrik yerleşme (MÖ 750-MÖ 675)


  • 5. Subgeometrik yerleşme (MÖ 675-MÖ 650)


Mevzubahis beş tabaka denizden 6,40 metre yükseklikte başlamakta ve 9,50 metrede son bularak 3 metre kalınlığında bir tabaka oluşturmaktadır. Kazılarda ele geçirilen Aiol keramiği Submyken kökenlidir. Protogeometrik ve Geometrik stildeki kap kacak ise genelde Attika vazoculuğunun bir devamı kabul edilmektedir.

Demir Çağı süresince İzmir haneleri, büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşmakta idi. Gün yüzüne çıkarılan en daha önceki hane MÖ 925 ile MÖ 900 senelerine tarihlenmektedir. İyi savunmuş hâlde ortaya çıkarılan bu tek odalı evin (2,45×4 m) duvarları kerpiçten, damı ise sazdan yapılmıştı. 

Erken Geometrik dönemden itibaren (MÖ 875'ler) bu tek odalı haneler at nalı biçimli bir avlunun üç bir yanını çevirmekte idiler.

Daha önceki İzmirliler şehirlerini MÖ 850'lerde kerpiçten yapılmış kalın bir surla savunmaya başladılar. Bu tarihten itibaren Daha önceki İzmir'in bir şehir devlet kimliği kazanmış olduğu söylenebilir. Şehiri "Basileus" isimi verilen bir beyin idare ettiği olasıdır.

Göçleri gerçekleştirenler ve şehir ileri gelenleri asil tabakayı oluşturuyordu. Şehir duvarları içinde yaşayan nüfus ihtimalle bin kişi civarındaydı. Geç Geometrik ve Subgeometrik seramikle izah eden dönemde (MÖ 750-650) ise yarımadanın nüfusu daha kalabalık olup belki de 1.500 kişiyi aşıyordu.

Şehir devlete ait halkın büyük bir bölümü civar köylerde yaşıyordu. Bu köylerde, bu çağdaki Daha önceki İzmir'in tarlaları, zeytin ağaçları, bağları, çömlekçi ve taşçı işlikleri bulunuyordu. Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.

Şehrin en ehemmiyetli mukaddes yapısı Athena Tapınağı idi. Bu tapınağın günümüze dair savunan en daha önceki kalıntısı MÖ 725-700 seneleri arasına tarihlenmektedir. Eski dört dönemde (MÖ 1050-750), büyük bir ihtimalle yeniden Tanrıça Athena'ya tapınılıyordu, ancak o tarihlerde kadın tanrıçanın heykeli her hâlde küçük bir niş (naiskos) içinde bulunuyordu.

Bilindiği gibi Homeros'un destanı İlyada, Aiol ve İyon lehçelerinin karışık olduğu bir dille yazılmıştır. Bu yüzden dünya tarihinin bu çok ehemmiyetli destansı eseri büyük ihtimalle bu iki lehçenin konuşulduğu hudut bölgesi olan İzmir'de oluşturulmuştur. Nitekim Helenistik dönem İzmirlileri Homeros için 'Homeraion' adlı bir yapı inşa etmişlerdir.

Parlak dönem (MÖ 650-545)

Daha önceki İzmir'in parlak dönemi MÖ 650-545 seneleri arasına eşit düşer. Takriben asır süren bu dönem, bütün İyonya muasırlığının en kuvvetli dönemini oluşturur.

Bu dönemde Miletos'un öncülüğünde Mısır'da, Suriye ve Lübnan'ın yavuz şehiri Batı kıyılarında, Propontis'te (Marmara Bölgesi), Pontus'ta (Karadeniz) sömürgeler kurulur ve Doğu Helen dünyası kıta Yunanistan'ı ile rekabet ederek bir hayli alanda ve konuda onun yerini almaya başlamıştır.

Bu dönemde İzmir'in tarımcılıkla kanaat etmeyip Akdeniz ticaretine de iştirak ettiği görülmektedir. Bu dönem katlarında bulunan Fenike orijinli yapıtlar, Kıbrıs orijinli heykel ve heykelcikler, Ön Asya veyahut Akdeniz kökenli fayans figürcükler bu beynelmilel ticaretin günümüze kalmış yapıtlarıdır.

Parlak dönemin İzmir'deki ehemmiyetli belirtilerinden biri MÖ 650 seneninden itibaren yazının yaygınlaşmaya başlamasıdır. Kadın tanrıça Athena'ya sunulan armağanların birçoğunda sunu yazıtları bulunmaktadır. 

Şehir halkının sayısı fazla olmasa da bir bölümü okuryazardır. Kazılarda ortaya çıkarılan Athena Tapınağı (MÖ 640-580), Doğu Helen dünyasının en daha önceki mimarlık yapıtıdır. En eski ve en güzel sütun başlıkları şu ana kadar İzmir'de bulunmuştur. 

Samos, Milet, Efes, Erythrai ve Phokaia'da çıkarılan sütun başlıkları MÖ 6. asrın ikinci yarısından (MÖ 575-550) önce değildir. Helken sanatının en özgün mimarlık ögeleri olan Aiol ve İyon türü başlıklar ile İyon ve Midilli biçimi "kymation"lar (yaprak veyahut yumurta şekilli mimarlık süslemesi) doğuşlarını Eski İzmir'de gün ışığına çıkan ve büyük ölçüde Anadolu Hitit sanatından esinlenmiş olan bu başlıklara borçludurlar.

Helen dünyasının çok odalı hane tipinin en daha önceki örneği Eski İzmir'de bulunmuştur. Harbiden MÖ 7. asrın ikinci yarısında yapılmış olan iki katlı, beş odalı, ön avlulu çifte "megaron", Helenlerin bugün için bilinen, bir çatı altındaki en eski çok odalı evdir.

Ondan evvelki Yunan haneleri yan yana dizilmiş megaronlardan oluşuyordu. Daha önceki İzmir'in cadde ve sokakları daha 7. asrın ikinci yarısında ızgara tasarılı idi, caddeler ve sokaklar kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanıyor, haneler ekseriyetle güneye bakıyordu.

İlerde MÖ 5. asırda Hippodamos tipi ismini alacak olan bu şehir tasarısı özünde Yakındoğu'da çoktan biliniyordu. Bayraklı şehir tasarısı bu tür kent dokusunun Batı dünyasındaki en erken örneğidir. İyon muasırlığının en daha önceki parke döşeli yolu Eski İzmir'de gün ışığına çıkarılmıştır.

Helen dünyasının en daha önceki sivil mimarlık yapıtı Eski İzmir'de 7. asrın ilk yarısında yapılmış olan güzel taş çeşmedir. Bir zamanlar Yamanlar Dağı üzerinde yükselen Tantalos kabiri, "tholos" biçimli abidesel kabirlerin güzel bir temsilcisidir. 

Tantalos tümülüsünün kabir odası, isimi geçen çeşmenin tasarınında idi ve onun gibi "Isopata" tipi ismini taşıyan yapı türünde idi. Başka bir deyişle tasarısı dörtgendi ve üstü bindirme tekniğindeki bir tonozla örtülü bulunuyordu. Tantalos mezarı isimi ile hatıralan bu abidesel yapıt Daha önceki İzmir'de MÖ 520-580 tarihlerinde yönetimi elinde tutan Basileus'un ya da Tyra'nın mezarı olmalıdır.

Daha önceki İzmir'de, çömlekçi işlikleri, arkeoloji literatüründe "Oryantalizan" veyahut "Friz Stili" isimi ile hatıralan seramik türünün güzel örneklerini üretiyor, taşçı ustaları mimarlık yapıtlarından başka abidesel boyda heykeller ve heykelcikler yontuyor ve bütün bu sanat yaratılarının bir bölümü dış pazarlara sürülüyordu.

Bilindiği gibi MÖ 6. asrın ilk yarısında o vakitki antik dünyanın kültür merkezi Batı Anadolu idi. Bilhassa Milet'te tarihte ilk kez hurafelerden ve her çeşit din tesirinden kurtulmuş, özgür düşünceye dayalı ilmi araştırmalar başlamıştı.

Doğu dünyasının zengin bilgi ve tecrübe hazinelerinden istifade ederek ve bilhassa özgür düşünce metoduyla Thales, Anaksimenes ve Anaksimandros gibi tabiat feylesofları bugünkü Batı muasırlığının temellerini atmışlardı.

Thales dünyada ilk kez bir tabiat olayını, MÖ 28 Mayıs 585 tarihinde olagelen güneş tutulmasını oluşundan önce hesaplamıştır. Böylelikle kültür ve bilim alanında tarihin başlangıcından beri 2.500 sene süresince Mezopotamya ve Mısır'ın elinde olan önderlik, Batı Anadolu'ya geçmiştir.

Batı Anadolu bu önderliğini İranlıların Anadolu'yu işgal ettikleri 545 seneye dair savunmuştur. Ancak İran işgali ile feylesoflar, bilim insanları ve sanatçılar Atina'ya göç edince kültür ve ilim alanındaki önderlik Atina'ya geçmiştir.

Milet, Efes, Samos/Sisam gibi İzmir de 6. asrın başlarında büyük ihtimalle düşünce ve bilim alanında önde gelen şehirlerden biriydi.

Ancak Daha önceki İzmir MÖ 640-545 tarihlerinde döneminin en ileri kültür merkezlerinden biri olduğu hâlde, daha sonraları ehemmiyetini yitirdiği için, çalışmalarda daha önceki hızını kaybetmişti. 

Daha önceki İzmir'in edebiyat, şiir, tarih, felsefe ve bilim konularında ne düzeyde olduğu ile ilgili yeterli bilgi mevcut değildir. Mimarlık ile ilgili ise ehemmiyetli bir merkezdi.

Herodot, Daha önceki İzmir'i Lidya kralı Alyattes'in aldığından söz eder. Kazılarda da bu olay MÖ 500 sıralarına tarihlenir. Şehir ve Athena Tapınağı tahrip olsa da İzmirliler MÖ 590 senelerinde tapınağı tekrar inşa ederler.

Daha sonra Persler tarafından 6. asrın ortalarında ele geçirilen şehir, bu olayla beraber parlak devrini bitirmiştir. Bu tarihten sonra Athena Tapınağı'na armağan edilmiş hiçbir armağan bulunamaması da bu tahribatın ehemmiyetli göstergelerinden birisidir.

Gerileme dönemi (MÖ 500-300)

Athena Tapınağı MÖ 545 tarihlerinde ayrılınmışsa de yerleşim sürmüş, ancak bundan sonra iki yüz sene kadar bir müddet daha önceki İzmir ehemmiyetini ve işlevini yitirmiştir.

MÖ 5. asır süresince küçük ancak zengin bir yerleşmenin bulunduğu Bayraklı/Tepekule Höyüğü MÖ 5. asrın nihayetinde ve bilhassa 4. asır müddetince yoğun bir iskâna sahne olmuştur. Bu dönemde, ortalarında büyük avlular olan biri beş, biri sekiz ve ötekisi on beş odalı olmak üzere üç hane gün ışığına çıkarılmıştır.

Bunların, şehiri idare eden ve muhtemelen dönemlerindeki Pers tesirine uyarak yakın civardaki Larissa'da olduğu gibi, birer tiran olan beylere ait olmaları akla yakın gelmektedir. Nitekim Yamanlar Dağı'nda hâlâ kısmen savunmuş olan ve ehemmiyetli kişilerin kabirleri olması şart olan düzgün krepisli birkaç 4. yüzyıl tümülüsü bu düşünceyi desteklemektedir.

Mevzubahis merkezi avlulu büyük üç haneden başka birçoğu megarondan bozma dörtgen tasarılı küçük haneler bulunmuştur. Bayraklı/Tepekule Höyüğünün bütün üst düzeyinin 4. asır süresince hanelerle kaplı olduğu söylenebilir.

Öyle anlaşılıyor ki Anadolu'daki Pers işgali 4. asırda gücünü yitirmiş ve İyon şehirlerinin büyümesine kapı aralamıştır. Olan nüfus patlaması ile yüz dönümlük Bayraklı/Tepekule Höyüğü, İzmirlilere küçük gelmeye başladığından, MÖ 300 tarihlerinde Kadifekale (Pagos) eteklerinde yeni bir İzmir kenti kurulmuştur.

Roma İmparatorluğu dönemi (MÖ 133-MS 395)

Büyük İskender'in İskenderun'daki İssos'ta Pers Kralı III. Darius'u yenmesinden (MÖ 333) ve arkasından bütün doğuyu ele geçirmesinden sonra Helen dünyası büyük bir refah çağına ulaştı.

Şehirler nüfus patlamalarına sahne oldu. Helenistik Dönem'de İskenderiye, Rodos, Bergama ve Efes şehirlerinden her biri yüz binin üstündeki bir nüfusa ulaştılar.

Küçük bir tepeciğin üzerinde heyetmiş olan daha önceki İzmir şehirinin duvarlarının içinde yalnız birkaç bin kişi yaşayabiliyordu. Bu yüzden en geç MÖ 300 sıralarında Kadifekale'nin eteklerinde, yeni ve büyük bir şehir heyetti.

MÖ 323 seneninde Büyük İskender'in ölümü üzerine çıkan iç savaşta İzmir (vaktin ismiyle Smyrna), önce Lisimahos'un, sonra onu MÖ 281 seneninde Salihli yakınlarında yapılan Corupedion Savaşı'nda yenen Seleukosların kralı I. Seleukos'un eline geçti. Seleukos egemenliği MÖ 190 seneninde bugünkü Manisa'da yapılan Magnesia Muharebesi'ne kadar sürdü.

Seleukosların, Romalılara karşı kaybettiği bu savaştan iki sene sonra bugünkü Dinar'da yapılan Apameia Savaşı ile şehrin egemenliği Pergamon (Bergama) Krallığı'na geçti.

Bergama egemenliği, Kral III. Attalos'un ölümüne dek sürdü ve bu tarihte şehir Romalıların eline geçti ve Asya Eyaleti'ne bağlandı.

Tarihçi Strabon, Smyrna'nın kendi vaktinde başka bir deyişle MÖ 1. asra geçiş esnasında en güzel İyon şehiri olduğunu belirtmektedir. O dönemde şehrin küçük bir bölümü Kadifekale'nin (Pagos) üzerindeydi.

Büyük bölümü ise düz arazi üzerinde bulunan liman etrafına toplanmıştı. Ana tanrıçanın tapınağı ile "gymnasion" da bu hat üzerinde bulunuyordu. Caddeler düzdü ve tamamı büyük taşlarla düzgün bir biçimde kaplanmıştı. 

Aristides, şehrin doğu-batı istikametinde uzanan iki ana yolunun (Mukaddes yol ve Altın yol) bulunduğunu ve bu yollarla şehrin, denizden gelen esinti ile serinlediğini anlatmaktadır. Strabon İzmir'de Homereion olarak adlandırılan bir stoanın (belki de bir perystil hane) varlığından söz eder. Bu evin içinde Homeros'un bir heykeli bulunuyordu.

Roma Çağı'nda İzmir'de yapılan yapılar arasında, Kadifekale'nin kuzeybatı eteğindeki antik tiyatro ve batıdaki stadyumun her ikisinden de pek az iz kalmıştır. Diğer taraftan Smyrna Agorası oldukça iyi savunmuş olup bugün kısaca Agora olarak bilinmektedir.

Agora'nın ölçüsü 120×80 metre uzunluğundadır ve geniş bir avlusu vardı. Doğusunda ve batısında birer stoası vardı. Her iki yapı 17,5 m olup ikişer katlıydı. Ayrı olarak 28 m uzunlukta bir bazilika da mevcuttu.

MÖ 2. asırda Romalıların egemenliğine giren İzmir ikinci sefer altın dönemini yaşamaya başlar. MÖ 88 seneninde Pontus Kralı VI. Mithridatis'in eline geçtiyse de iki sene sonra Romalılar şehri geri almıştır.

İncil'de sözü edilen Yedi Kiliseden bir tanesinin bulunduğu İzmir, Hristiyanlığın gelişmesinde ehemmiyetli bir rol oynar. İzmir'in ilk başpiskoposu olan Aziz Polikarp havari ve İncil yazarı Yuhanna'nın ilk müritlerinden biridir.

Takriben 70 seneninde Anadolu'da doğmuş, inancından dolayı 23 Şubat 155 tarihinde, İzmir akropolü üzerinde bulunan stadyumda Romalılar tarafından yakılarak ölüme mahkûm edilmiştir.

395 seneninde Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca İzmir, modern dönemde "Bizans İmparatorluğu" olarak tanınacak Doğu Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olur.

Doğu Roma İmparatorluğu dönemi

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Emevîler, Selçuklular, Haçlılar ve Cenevizliler şehiri ele geçirmek için birbirleriyle savaşırlar. Şehiri ilk önce Emevîler 672 seneninde denizden zapt edip İstanbul'a yaptıkları akınlarda bir üs olarak kullanırlar.

Türkler İzmir'i ilk defa 1081 seneninde Selçuklu akıncılarından olan ve giderek ilk Türk denizcisi olan Çaka Bey'in emirinde ele geçirirler.

İzmir'den hareketle Ege Adaları ve Çanakkale Boğazı'na tertip ettiği akınlarla Bizanslılara korku salan Çaka Bey'in ölümünden sonra Bizanslılar şehiri 1098 seneninde geri alırlar ve şehrin kıyı tarafı 1204 seneninde Rodos Şövalyeleri'nin eline geçer.

1310 seneninde Aydınoğlu Umur Bey tüm şehri ele geçirir. 1344 seneninde Cenevizliler kıyıdaki Aziz Peter Kalesi'ni ele geçirirler. Cenevizliler aşağı şehiri kontrollerinde meblağken Aydınoğulları Beyliği yukarıya şehirde (Kadifekale) hâkimiyet kurar. 

Halk arasında kullanılan "Gavur İzmir" deyimi o dönemden kalmadır ve Cenevizlilerin elinde kalan aşağı şehiri tanımlamak için kullanılmıştır. 14. asır ortalarında Aziz Peter Kalesi ve aşağı şehir bu sefer Rodos Şövalyeleri tarafından ele geçirilir.

Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu 1398 seneninde İzmir üzerinde hâkimiyet kurar. Ankara Muharebesi'ni kazanarak Osmanlı İmparatorluğu'nu yenmiş olan Timur'un 1403 seneninde bizzat kumanda ettiği Timur İmparatorluğu silahlı gücü şehiri istila edip, Aziz Peter Kalesi'ni yerle bir eder. 

Bu fetih Timur'un Hristiyan güçlere karşı yapmış olduğu tek savaş olması sebebiyle ayrı olarak ehemmiyetlidir. Osmanlı Devleti'nin toparlanmasından sonra 1422 seneninde II. Murad şehiri zapt eder ve İzmir bundan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olur.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

Daha önceki İzmir'in ilk bulguyu, burayı 1429-1430 ve 1446 senelerinde ziyaret eden Ciriaco d'Ancona tarafından yapılmıştır.

Osmanlı idaresinin ilk asırlarında ikinci derece bir sancak olan İzmir'in ilk Osmanlı yöneticisi Karasubaşı Hasan Ağa'dır. İzmir 1605-1606 senelerinde Celali Başkaldırıları dahilinde Arap Sait ve Kalenderoğlu ayaklanmalarına sahne olmuştur. Ancak şehir, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1620 seneninde yabancılara tanıdığı kapitülasyonlardan sonra giderek İmparatorluğun en önemli ticaret merkezlerinden biri hâline gelir.

1619 seneninde Fransız, 1620 seneninde İngiliz konsoloslukları açılır. Aynı zamanda şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar. 16. asır kaynakları İzmir'de on dokuz cami, on sekiz havra ve yalnızca bir Rum Ortodoks kilisesi bulunduğunu, şehrin dokuz semtinden yalnızca birinde Hristiyanların yaşadığını belirtmektedir.

Dolayısıyla, o dönemde şehir merkezinde Müslüman Türkler çoğunlukta, ehemmiyetli ve köklü bir Yahudi cemaati mevcut (Sabatay Sevi 17. asırda İzmir Yahudi cemaatinin içinden çıkmıştır) ve Hristiyan Rumlar azınlıkta olmalıdır.

Evliya Çelebi de, 1672 seneninde İzmir'i ziyaretinde, nüfus yapısındaki değişimin ilk gözlemlerini kaydeder ve Alsancak (Punta) semtinde gittikçe artan sayıda yerli gayrimüslimlerin, Levantenlerin ve Batılı tüccarların yoğunlaştığını yazmıştır.

İzmir'de 1676 seneninde takriben otuz bin kişinin can verdiği bir veba salgını, 1742 seneninde şehrin yarısının yandığı büyük bir yangın olur. Osmanlılarca İzmir'e paşa düzeyinde yapılan ilk atama, 1707 seneninde yabancı tüccarlarca tertip eden Buca Ayaklanması'ndan sonra 1716 seneninde atayan Köprülü Abdullah Paşa'dır.

18. ve 19. asırlarda şehir Fransız, İngiliz, Hollandalı ve İtalyan tüccarların gözdesidir. Bu gelişmeye paralel olarak Aydın Eyaleti'nin önce 1841 seneninde geçici olarak, sonra da 1850 seneninde net olarak İzmir'e aktarılmıştır. 

Aynı sene Sultan Abdülmecid, 1863 seneninde da Sultan Abdülaziz İzmir'i ziyarete gelmişler, 1871 seneninde kurulan belediyenin ilk başkanı da Yenişehirlizade Ahmet Efendi olmuştur.

1841 İzmir Yangını'nda şehrin Türk ve Musevi semtlerinin büyük bölümü yanmıştır. Çokuluslu bir ticaret şehri hâline gelen ve servet birikimi yaratarak metropolleşen İzmir civarında asayişi savunmak her vakit zorlu bir uğraş olmuştur.

Bu bağlamda, bölgenin tanınmış Rum eşkiyalarından Katırcı Başka bir deyişle 1853 seneninde Buca'da yakalanabilmiş, başta Çakırcalı Mehmet Efe olmak üzere, efeler ve eşkiyalar İzmir'e özel alaka göstermişler, çoğu zaman resmî görevlilerden, yerli, Levanten ve yabancı tacirlerden ve azınlıklardan oluşan çetrefil bir ilişkiler ağı içinde rol oynamışlardır.

İzmir I. Dünya Savaşı'ndan sonra 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan silahlı gücü tarafından işgal edilir. Bu işgal 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir'in Kurtuluşu ile biter. Ancak, İzmir 13 Eylül 1922 sabahı tarihinin belki de en büyük yıkımlarından birini yaşamaktan kurtulamaz.

Basmane mahalleninde başlayan yangın 2.600.000 metrekarelik bir alanda 20.000'den fazla hane ve iş yerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki şehrin ananesel alanının dörtte üçünü tahrip etmiştir. Yangın alanının bir bölümünde bugün Kültürpark bulunmaktadır.

1923 seneninde, Cumhuriyetin duyurunundan birkaç ay önce, yeni Türkiye'nin ekonomik meselelerinin tartışıldığı bir kurultay olan İzmir İktisat Kongresi'ne hane sahipliği yapmıştır.

Cumhuriyet dönemi

İzmir, 1984 seneninde çıkarılan 2972 sayılı yasa ve 195 sayılı yasa kararında kararname neticesi İstanbul ve Ankara ile beraber büyükşehir unvanı kazandı. Aynı sene çıkarılan 3030 sayılı yasa ile büyükşehir ve kaza belediyeleri statüleri netleşti.

Başlangıçta üç kaza (Bornova, Karşıyaka, Konak) İzmir Büyükşehir Belediyesinin hudutlarına katıldı. 2004 seneninde çıkarılan 5216 sayılı yasa ile büyükşehir belediyesinin hudutları vilayet binası merkez kabul edilerek yarıçapı 50 kilometre olan dairenin hudutlarına genişletildi.

Bu sınırlar içinde kalan 21 kaza, büyükşehir ilçe belediyeleri hâline geldi. 2012 seneninde çıkarılan 6360 sayılı yasa ile 2014 Türkiye mahalli seçimlerinin hemen peşinden büyükşehir belediyesinin hudutları şehir mülki hudutları oldu.

Coğrafya

İzmir şehirinin yüzölçümü 11.891 kilometrekare'dir. Türkiye Cumhuriyeti'nin en batı bölümünde Ege Denizi'ne kıyısı olan bir şehirdir. Kuzeyde Balıkesir, doğuda Manisa, güneyde Aydın şehirleri ile komşudur.

Dikili kazasının tam karşısında Yunanistan'ın Kuzey Ege Adaları coğrafi bölgesi'nin Midilli şehiri ve hem şehrin hem coğrafi bölgenin idare merkezi olan Midilli şehri bulunmaktadır.

İzmir şehiri içinde Ege Bölgesi'nin ehemmiyetli akarsularından olan Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay akış gösterir. Diğer küçük akarsular arasında Güzelhisar Çayı ve Meles Çayı bulunur. 

Şehirde ehemmiyetli büyüklükte bir göl yoktur. Göl sayılabilecek su birikintileri arasında en büyükleri Gölcük Gölü, Belevi Gölü, Çakalboğaz Gölleri ve Karagöl'dür. Madra Dağları, Yunt Dağları, Yamanlar Dağı, Nif Dağı, Bozdağlar, Aydın Dağları şehir hudutları içerisinde bulunur.

Şehir nebat örtüsü istikametinden Akdeniz abuhavasının tesiri altındadır. Akdeniz bitkilerinin bir hayli türü bulunmaktadır. Asırlarca aşırı yayıltma, yangın ve tarla açma gibi nedenlerle ormanların ortadan kalktığı yerlerde, maki bitkileri bulunmaktadır.

Maki florasına ardıç, pırnal, kermes meşesi, zeytin, çitlembik, sakız, akçakesme, tespih, katırtırnağı gibi kuraklığa dayanıklı ağaçlar girer. Ormanlar şehir içerisinde 475.779 hektarlık bir alanı kaplar. Ormanların kapladığı alan, il arazisinin %40'ıdır.

İklim

Akdeniz İklim görüldüğü İzmir'de yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi ılık ve yağışlı geçer. Bir senede şehirde hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğü gün sayısı takriben ondur. Senede yaklaşık 100 gün ise 30 derecenin üzerinde yaşanır.

Kar yağışı nadir görülür. Senelik yağış miktarı 700-1200 mm arasındadır. Yaz aylarında şehre has imbat isimi verilen serin rüzgâr yapıt. Senelik vasati deniz suyu sıcaklığı 18,5 °C'dir. Şehirde en yüksek kar kalınlığı 31 Ocak 1945 tarihinde 32 santimetre, en yüksek rüzgar hızı ise 29 Mart 1970 tarihinde 127,1 km/sa olarak ölçülmüştür. Bir günde düşen en çok yağış ise 29 Eylül 2006 tarihinde 145,3 mm olmuştur.

Depremsellik

İzmir ve etrafında şehri etkileyen irili ufaklı çok sayıda fay hattı bulunmaktadır. 

Bunlardan en ehemmiyetlileri şehrin tam altından geçen, Güzelbahçe ve Pınarbaşı mahallesi arasında uzanan İzmir fayı ve şehrin etrafında bulunan Seferihisar, Tuzla, Manisa, Kemalpaşa, Dağkızılca, Gediz, Güzelhisar, Gülbahçe fayları ve Ege Denizi'nde bulunan Midilli ile Sisam faylarıdır. İzmir şehri bu faylardan dolayı depremsellik açısından oldukça aktif bir bölgededir. 

Senede birkaç sefer büyüklüğü 3 ila 5 farklılık gösteren hissedilir tektonik ve çöküntü zelzeleleri olabilir. Vasati 10-20 senede bir ise büyüklüğü 5 ila 6,5 arasında değişen orta ölçekli zelzelelerden etkilenir. Tarihte de sık sık şiddetli zelzelelere maruz kalmıştır.

Nüfus

1893 senesi Osmanlı nüfus sayımına göre İzmir merkezde yaşayan kişi sayısı 207.548 kişidir. 

İzmir'de yaşayan Türk sayısı 79.288 kişi olup nüfusun %38'ini teşkil etmekteydi. Rumlar %26, Osmanlı uyruğunda olmayan yabancılar %25, Yahudiler %7, Ermeniler ise nüfusun %3'ünü teşkil etmekteydi. İzmir'deki nüfusun %55'i Hristiyan, %38'i Müslüman ve %7'si Museviydi.

Şehrin nüfusu 1970-1985 arasında çok artmıştır. 1945 seneye kadar Türkiye'nin ikinci büyük şehriydi. TÜİK verilerine göre İzmir aldığı göç en çok 186.000 kişiyle Manisa, 130.000 Mardin, 126.000 Erzurum, 120.000 Konya, 84.000 Aydın, 83.000 Afyonkarahisar ve diğer şehirlerin nüfuslarına kayıtlı ehemmiyet bir nüfus vardır.

Diğer şehirlerden ehemmiyetli oranlarda göç almıştır.

2019 senesi itibarıyla şehir nüfusu 4.367.251 kişidir. İlde kilometrekare'ye 367 kişi düşmektedir. 2019 sonu verilerine göre yoğunluğun en fazla olduğu kaza 14.649 kişi ile Konak'tır.

Şehirde senelik nüfus artış oranı %1,08 olmuştur. Nüfus en çok artan kaza: Torbalı (%3,99) Nüfusu en çok azalan ilçe: Kınık (-%3,36) olmuştur.

1 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 30 kaza ve belediye, bu belediyelerde toplam 1.295 semt bulunmaktadır.

Ekonomi

İzmir şehiri, 2018 senesi verisine göre gayri safi yurt içi hasıla itibariyle ₺233,5 milyar ile ülkenin üçüncü büyük şehiridir. Kişi başına düşen gelirde ise ₺54.047 ile dördüncü sırada bulunmaktadır.

Brookings Institution ve JP Morgan'ın 2014 senesi baz alınarak oluşturulan ekonomide yükselen şehirler sıralamasında İzmir 300 şehir arasında Makao'nun hemen peşinden 2. sırayı aldı. 

İzmir 2013'teki listede 6. sırada bulunmaktaydı. Aynı listede Türkiye'den İstanbul 3, Bursa 4 ve Ankara 9. sırada bulunmuştur. Yeniden bu rapora göre İzmir'deki 2014 senenindeki işsizlik oranı %6.6 olarak gerçekleşmiştir.

2013 senesi Beşeri Gelişme Endeksi verisine göre İzmir, ele geçirdiği 0,770 puanla Ankara'nın hemen peşinden ikinci sırada bulundu.

Aliağa Limanı ve İzmir Limanı, sırasıyla Türkiye'nin konteyner hacmi itibariyle altıncı ve yedinci, kargo tonajı itibariyle üçüncü ve on üçüncü büyük limanlarıdır.

İzmir, üç büyükşehir içerisinde kendine yetecek elektrik enerjisini üretebilen tek şehirdir. Şehirde 3.992 MW heyeti güce sahip elektrik santrali bulunmaktadır.

Kültür

Fuarcılık

İlk defa 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'yle birlikte Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılışı yapılan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), her yılın Eylül ayında İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül tarihini içine alacak on günlük bir zaman dilimi içinde Kültürpark'ta düzenlenen Türkiye'nin en köklü, en tanınmış ve en kapsamlı fuarıdır.

Ancak İEF, asalında, Kültürpark alanında tertip eden ve çoğu zati beynelmilel nitelikli otuz yedi ihtisas fuarından yalnızca bir tanesidir. Ancak uluslararası nitelikli ihtisas fuarlarının çoğu 25 Mart 2015 tarihi itibarıyla Gaziemir kazasında hizmete giren Fuar İzmir'de yapılmaya başlanmıştır.

2003-2004 seneleri arasında İEF'te tertip eden WWE isimli organizasyonda, Batista, Triple H, Rey Mysterio Jeff Hardy Matt Hardy ve Undertaker'a hane sahipliği yapmıştır. İzmir, dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Expo'yu tertip etmek için müracaat etmiş ve "Daha iyi bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık" teması ile Expo 2015 fuarı için resmî adaylardan biri olmuştur.

Ancak 31 Mart 2008 tarihinde, 151 BIE delegesinin katılımıyla Paris'te gerçekleştirilen oylama neticeninde, Expo 2015'in İtalya'nın Milano şehrinde yapılmasına karar verilmiştir.

Mutfak

Türkiye'nin zeytinlerinin yetiştiği Ege Bölgesi, zeytinyağlı yemekleri ve mezeleri ile ünlüdür. Ancak İzmir'in mutfak kültüründen söz ederken arıtılmış bir mutfak kültüründen söz edemeyiz. Zira İzmir mutfağında Osmanlı yemek ananelerinin yanı sıra, Yahudi, Ermeni ve Rum lezzetleri de görülür. Öte yandan İzmir mutfağında İtalyan ve Fransız etkileri de hissedilir.

Ege'nin lezzetli balıklarının yanı sıra, İzmir mutfağının en ehemmiyetli özelliği yayılır ve zeytinyağlı yemeklerdir. Deniz börülcesi, ıspanak, cibez otu, arapsaçı, ısırgan otu gibi çeşitli yayıl yapılan salataları meşhurdur. Bunun yanında İzmir köftesi ve boyozu ünlüdür.

Sanat

Şehirde yer alan kültür merkezlerine Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ve yapımı devam eden İzmir Opera Binası örnek verilebilir.

İzmir Avrupa Caz Şenliği, 1993 seneninden beri yapılan şenlik İzmir Kültür Sanat Eğitim Vakfı tarafından tertip etmektedir.

Şehirde İzmir Devlet Tiyatrosu, İzmir Sanat Tiyatrosu, Sahne Tozu Tiyatrosu, Ege Sanat Atölyesi, İzmir Tiyatro, Güzel Sanatlar Oyuncuları, Duvara Karşı Tiyatro Topluluğu, Ege Üniversitesi Tiyatro Topluluğu gibi tiyatro sahnesi ve grupları bulunmaktadır.

Turizm

  • Teleferik Tesisleri :Balçova Adatepe'de ormanlık alan üzerine heyeti, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Teleferik Tesisleri'nde kendin pişir kendin ye, çay bahçesi, market, kafe ve bar alanları ile hoşça zaman geçirilecek bir dinlenme alanıdır. Tesisler 3 Kasım 2007 tarihinde kapanmış ve 2015 seneninde tekrar yenilenip hizmete açılmıştır.

  • Yassıcaada İşletmesi :Konak ve Karşıyaka'dan kalkan vapurlarla erişilen Yassıca Ada'da günübirlik deniz keyfi yaşarken çeşitli yiyecek ve içecek alternatifleri sunmaktadır.

  • Turizm ve Seyahat :Bilhassa Alsancak ve Çeşme kazalarında yoğunlaşan tur operatörleri, oteller ve araç kiralama firmaları bulunmaktadır.

  • Peterson Köşkü

  • Ahmet Piriştina Şehir Arşivi ve Müzesi

  • Murat Köşkü: Bornova'nın Erzene muhitindedir. 125 senelik bina (daha önceki köşk) İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir ve şu an Ege Üniversitesi Gençlik Merkezi olarak hizmet etmektedir.

  • İzmir Natürel Hayat Parkı: Çiğli'dedir. Başta İzmir halkının takdirini ve beğenisini kazanarak, Türkiye'nin çağdaş yüzünü temsil etmek, dünyanın sayılı natürel hayat parkları sıralamasında yerimizi üst noktalara taşımak, savunduğu değerler ile insanlara tabiat sevgisini üst düzeyde sunmak ve nesli tehlike altında olan canlıları korumak. Bunların hepsi Tabii Hayat Parkı'nda bulunmakta. Şehirsel gelişim süreci içerisinde, toplumun tabiata olan özlemini gidermek, natürel ve korunaklı ortamlar yaratmak, etraf şuuruna ve tehlike altında olan ekolojik değerlere vurgu yaparak İzmir halkının tabiat ve hayvan sevgisini arttırmak, yaşanabilir bir kent ortamı yaratılmasına katkıda bulunmaktadır. Doğal Yaşam Parkı 30 Kasım 2008 tarihinde açılmıştır. İzmir Doğal Yaşam Parkı hafta içi ve hafta sonları 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

  • Konak Gençlik Tiyatrosu: 14 Şubat 2009'da Euterpe Sanat'ın kurucuları Eriş Tuzak ve Atilla Ertörer tarafından Konak Şehir Konseyi Gençlik Meclisi çatısı altında heyetmiş olup tesirini tüm İzmir'de hissettirerek kısa müddet içerisinde büyümüş, güçlenmiş ve 27 Mart 2011 itibarıyla Konak Şehir Tiyatrosu ismiyle Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan'ın destekleriyle şu anki faaliyetlerini sürdürmektedir.

Spor

Spor Kulüpleri

2018-19 sezonu nihayetinde Göztepe Süper Lig'de kalmıştır. Altay ve Altınordu 1. Lig'de bulunurken Menemenspor da 1. Lig'e yükselmiştir. Bucaspor ve Bergama Belediyespor, BAL'a düşmüştür. İzmir'in 3. Lig'de iki, BAL'da beş, kadınlar liginde iki takımı daha vardır.

2018-19 sezonu nihayetinde İzmir'de basketbol erkekler Süper Lig takımı Pınar Karşıyaka'dır. 1. liglerde üç takımdan Bayraklı Belediyesi, 2. Liglerde dört takımdan Bornova Belediyesi lig üçüncüsü olmuşlardır. Ege Ünv.Gençlik erkek takımı 2. Lig'e yükselmiştir. Federasyon Kupası'nda Petkim Spor üçüncü olmuştur.

2018-19 sezonu nihayetinde İzmir'de voleybol erkekler süper ligi takımı Arkas dördüncü olmuştur. 1. Lig'deki yedi takımından Bornova Anadolu Lisesi ve İzmir Özateş Spor küme düşmüştür. 2. Lig'deki beş takımından Saint Joseph 1. Lig'e çıkarken Belevi Gençlerbirliği ihraç edilmiştir. Yerel lige sekiz takımı katılmıştır.

2018-19 sezonu nihayetinde hentbol takımlarından Göztepe ve İzmir BŞB (kadın-erkek) takımları Süper Lig'de kalırken Karşıyaka Belediyesi küme düşmüştür. 2. Lig'deki beş takımdan 1970 Vefa Gençlik S. 1. Lig'e çıkarken Atatürk TEML GSK ligden çekilmiştir.

Spor Tesisleri

Ehemmiyetli stadyumları: İzmir Atatürk Stadyumu (51.295), Gürsel Aksel Stadyumu (20.040), Buca Arena (13.500), Bornova Stadyumu (6.041), Tire Gazi Mustafa Kemal Atatürk Stadyumu (15.000)

Ehemmiyetli spor salonları: İzmir Halkapınar Spor Salonu (10.000), Karşıyaka Arena (6.500), İzmir Atatürk Spor Salonu (6.000), Bornova Atatürk Spor Salonu (2.500), Aliağa Enka Spor Salonu (2.500), Celal Atik Spor Salonu (1.700)

Diğer ehemmiyetli spor tesisleri: Ülkü Park, Atatürk Açık Olimpik Havuzu (2.500), Ege Üniversitesi Prof. Dr. Sermed Akgün Kapalı Yüzme Havuzu (2.000), Şirinyer Hipodromu (3.200), Buz Sporları Salonu (1.750), Ege Üniversitesi 20 Mayıs Atletizm Tesisleri (3.000), Bozdağ Kayak Merkezi (1000 kişi/saat)

İzmir, sahip olduğu 500 kilometre uzunluğundaki bisiklet yollarıyla Kasım 2019'dan beri EuroVelo Akdeniz Rotası'nın bir parçasıdır.

Uluslararası Organizasyonlar

  • 1971 yılında Akdeniz Oyunları'na ev sahipliği yapmıştır.


  • 2005 Dünya Üniversite Yaz Oyunları, 11-21 Ağustos tarihleri arasında İzmir'de düzenlendi. Oyunlar; 10 zorunlu ve 4 isteğe bağlı spor dalında gerçekleştirildi. Organisayondaki güreş, okçuluk, tekvando ve yelken dalları bu organizasyonda İzmir kentinin önerisiyle oyunlara dahil olan spor dallarıdır.


  • 2-7 Eylül 2005'te, Avrupa Bayanlar Basketbol Şampiyonası eleme müsabakaları yapılmıştır.


  • 4-9 Temmuz 2006'da, Avrupa Eskrim Şampiyonası müsabakaları yapılmıştır.


  • 14-23 Temmuz 2006'da, 20 yaş altı Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası, İzmir'de gerçekleştirilmiştir.


  • 28 Ağustos-2 Eylül 2010'da, 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası D Grubu maçları İzmir'de oynanmıştır.


Yönetim

İzmir, bir ‘büyükşehir’dir. Bu özelliğine göre idaresi belirlenmiştir. Protokolde ilk sırada yer alan Vali, merkezi idaresi temsil eder ve Reisicumhur tarafından atanır. Mahalli idaresi temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı ise, şehirdeki tüm seçmenlerin rey çokluğu ile seçilir.

Mahalli seçimlerde Kaza Belediye Başkanı ve Kaza Belediye Meclisi için de rey kullanılarak kazaların belediye meclisleri oluşur.

Kaza Belediye meclislerinden alınan azalarla (başkan kontenjanı, kaza nüfusu ve parti rey oranına göre) de Büyükşehir Belediye Meclisi oluşur. 

Bu mecliste kaza belediye başkanları da bulunur. Meclisin başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı'dır.

Büyükşehir yapılan şehirlerde, Şehir Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi'ne devretmiş ve kaldırılmıştır.

Merkezi idare Vali, Şehir Müdürleri ve Şehir Müracaat etme Heyetinden, Mahalli idare, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Meclisinden oluşur.

İzmir Valisi 1966 Piraziz doğumlu Erol Ayyıldız'dır. 01.06.2016 Tarihinde Aydın Valisi iken atanmıştır.

1959 Ankara doğumlu Mustafa Tunç Soyer (CHP), 31 Mart 2019 seçimlerinde %58,12 rey oranıyla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştir. Soyer, önceden Seferihisar Belediye Başkanıydı.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi aza sayısı 176’dır (Büyükşehir Belediye Başkanı, 30 kaza belediye başkanı ve 145 aza) CHP 115, AK Parti 47, İYİ Parti ve MHP 7'şer azaya sahiptir.

2018 Türkiye genel seçimleri neticesi Türkiye Büyük Ulus Meclisi'nde İzmir'i temsil eden 28 milletvekilinden 14'ünü CHP, 8'ini AK Parti ve 2’şer tanesini de HDP, İYİ Parti ve MHP kazanmıştır.

Eğitim

Eğitim ve öğretim açısından Türkiye'nin ehemmiyetli merkezlerinden biri olan İzmir'de çeşitli sayılarda okul öncesi eğitim müessesesi, ilköğretim ve orta dereceli eğitim veren okul vardır. 

Ayrı olarak İzmir'de hudutları içinde 11 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerde şehir genelinden talebelere eğitim verildiği gibi, şehir dışından ve talebe değişim programları ile yurtdışından gelen talebelere de eğitim verilmektedir.

2011 senesi üniversiteye yerleşme basamakları olan Yükseköğrenime Geçiş İmtihanı (YGS) ile Lisans Yerleştirme İmtihanı'na (LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI) müracaat eden 79582 kişiden 39764'ü imtihanda başarılı oldu.

Bu kişilerden 17834'ü lisans programına, 9722'si açık öğretim fakültelerine, 7952'si YGS'yle yerleşebilen bölümlere, 4256 kişi de imtihansız programlara gitme hakkı ele geçirdi.

İzmir'de 2020 itibarıyla aktif olan üniversite sayısı on birdir. İzmir'de eğitim veren üniversiteler şunlardır:

  • Devlet: Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Demokrasi Üniversitesi, Bakırçay Üniversitesi


  • Vakıf: İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Tınaztepe Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, Türk Hava Kurumu Üniversitesi


  • Meslek Yüksek Okulu: İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu, Hava Astsubay Meslek Yüksekokulu, Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu

Medya

İzmir'de milli TV kanalları, radyolar ve gazeteler dışında mahalli yayın yapan kitle iletişim araçları da vardır. İzmir'den yayın yapan 9 televizyon kanalı, 26 mahalli radyo istasyonu ve 17 mahalli gazete bulunmaktadır.

Televizyon Kanalları

  • Ege TV YEREL TV

  • Kanal 35 YEREL TV (Kapandı)

  • Kanal Ege UYDU TV

  • Sky TV | YEREL TV

  • Kordon TV | YEREL TV

  • FRM TV | İNTERNET TV

  • Ege Üniversitesi TV | YEREL TV

  • Ben TV | İNTERNET TV

  • TRT BELGESEL TV | ULUSAL TV

  • CTT HABER l ULUSAL TV

  • TV 35 l YEREL TV

Yerel Radyo Kanalları

  • Radyo İzmir

  • Romantik Radyo

  • Romantik Türk

  • Radyo 35

  • Kordon FM

  • İmbat FM

  • Radyo Kordelya

  • Radyo Efe

  • Oynak FM

  • Duygusal FM

  • Sky Radyo

  • Radyo Pause

  • Radyo Ege

  • Ege FM

  • Ege'nin Sesi Radyosu

  • Herkül FM

  • Can Radyo

  • Batı Radyo

  • Radyo Gökkuşağı

  • Yıldız FM

  • Buca FM

  • Radyo Ege Kampüs 100.8

  • Rock City FM

  • ÖRT FM

  • Y.Tire FM

  • DEÜ FM

Ulusal Gazeteler

  • Yeni Asır

Yerel Gazeteler

  • Ege Telgraf

  • Ekonomik Çözüm

  • Gözlem (gazete)

  • Haber Ekspres

  • Selçuk Haber

  • Ticaret (gazete)

  • Selçuk Sekiz Eylül Gazetesi

  • Yenigün (gazete)

  • Yeni Ekonomi (gazete)

  • Yenigün Gazetesi

  • 9 Eylül Gazetesi

  • Küçük Menderes Gazetesi

  • Büyük Tire

  • Ege Gazetesi

  • Torbalı Ege

  • Büyük Torbalı


Altyapı

Sağlık

İzmir'de yirmi bir tane devlet hastanesi mevcuttur. Bornova'da 780 milyon euro bedelle İzmir Şehir Hastanesi yapılmaktadır.

Ulaşım

İzmir'e kara, hava, deniz ve demiryolu ile erişilebilir. Kara yolu ile Türkiye'nin her yerinden otobüs ile erişilebilir. Hava yolu ile Adnan Menderes Havaalanı'ndan Türkiye'nin ve dünyanın bir hayli noktasına uçak seferleri vardır. 

Demiryolu ile Basmane Garı'ndan Tire, Ödemiş, Söke, Aydın, Nazilli, Denizli, Balıkesir, Bandırma, Uşak, Afyonkarahisar, Isparta, Konya ve Ankara'ya gün içerisinde karşılıklı tren seferleri vardır.

Şehir içi toplu taşıma İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğundadır. Toplu erişim hizmetlerinin hat ve rotaları ile birbirini bitirmesi için otobüs-vapur-metroda erişim hizmet bütünlüğü sağlanmıştır. 

Tüm toplu taşıma araçlarında bilet yerine geçen İzmirim Kart isimli elektronik bir kart İzmir erişiminin bütünlüğünü sağladığı gibi erişimi hızlandırmaktadır.

  • Belediye Otobüsleri: Otobüs hizmetleri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olan Eshot Genel Müdürlüğü ve İZULAŞ (İzmir Erişim) tarafından şehir içi ve 12 kaza arasında yapılmaktadır. Erişim hizmetleri 291'den fazla hem de hizmet vermektedir. İlk binişlerde belli bir fiyat kesildikten sonra 90 dk. içindeki ikinci ve diğer binişlerde herhangi ücret talep edilmez. Bunların yanında öğrenci kartıyla binilen 525 Bornova Metro-Ege Üniversitesi Kampüs güzergâhlarında çalışan otobüsler vardır.


  • Metro istasyonları: İzmir metrosu'nun M1 hattında; Fahrettin Altay, Poligon, Göztepe, Hatay, İzmirspor, Üçyol, Konak, Çankaya, Basmane, Hilal, Halkapınar, Stadyum, Endüstri, Bölge, Bornova, Ege Üniversitesi ve Evka 3 olmak üzere toplam 17 istasyon bulunmaktadır. Sefer sıklığı: 06-24 saatleri arasında hizmet veren metronun ortalama 7,5 dakika olan sefer aralığı, yoğun saatlerde "4 dakikada bire inmektedir. Metro ile en uzun hat olan Fahrettin Altay'dan Evka 3’e 30 dakikada ulaşılmaktadır.


  • Metro aktarma istasyonları: Bornova ve Üçyol aktarma istasyonlarından otobüs, Halkapınar istasyonunda hem otobüs hem de banliyö (İZBAN), Konak İstasyonunda ise hem otobüs hem de vapur irtibatı vardır. Ayrı olarak 2013 sene da Hilal İstasyonundan da İZBAN aktarmasına imkan sağlayacak tertip etme tamamlanmıştır.


  • Banliyö: İzmir'de banliyö sistemi İZBAN A.Ş tarafından yürütülmektedir. Banliyö hattı Aliağa-Selçuk arasında kuzey-merkez-güney istikametinde konuşlanmıştır. Hattın toplam uzunluğu 136 kilometredir. Banliyö sistemi içerisinde 41 adet çağdaş istasyon ve metro standardında trenlerle taşımacılık yapılmaktadır. Kuzey hattı sırasıyla; Aliağa, Biçerova, Hatundere. Merkez Hattı ise Menemen, Egekent 2, Ulukent, Egekent, Ata Sanayi, Çiğli, Mavişehir, Şemikler, Demirköprü, Nergiz, Karşıyaka, Alaybey, Naldöken, Turan, Bayraklı, Salhane, Halkapınar, Alsancak, Hilal, Kemer, Şirinyer, Koşu, İnkılap, Semt Garajı, Esbaş, Gaziemir, Sarnıç, Adnan Menderes Havalimanı, Cumaovası. Güney Hattı; Develi, Tekeli, Pancar, Kuşçuburun, Torbalı, Tepeköy, Sağlık, Belevi, Selçuk istasyonlarından oluşur. Hat üzerinde 15 aktarma merkezi bulunmaktadır. Ayrıca Halkapınar ve Hilal istasyonundan İzmir metrosuna aktarma yapılabilir. 30 Ağustos 2010 tarihinde Cumaovası-Alsancak-Halkapınar hattı, 5 Aralık 2010 tarihinde Çiğli-Cumaovası hattı, 30 Ocak 2011 tarihinde Aliağa-Cumaovası hattı, 6 Şubat 2016 tarihinde Cumaovası-Tepeköy hattı ve 9 Eylül 2017 tarihinde ise Tepeköy-Selçuk hattı himete girdi.


  • Tramvay: Karşıyaka ve Konak'ta hizmet veren Tramİzmir 2017 ve 2018 yıllarında hizmete girdi.


  • Yolcu vapuru seferleri: "Toplu ulaşımda bütünlük" amacıyla körfez vapurlarının sayısı ve sefer sıklığı arttırılmış, ulaşımda kolaylık ve rahatlık sağlanmıştır. Karşıyaka ve Bostanlı ile Konak arasındaki sefer aralığı 20 dakikaya indirilmiş ve iskeleler yeniden düzenlenmiştir. Alsancak, Bostanlı, Göztepe, Güzelbahçe, Karşıyaka, Karantina, Konak, Pasaport ve Üçkuyular olmak üzere 9 iskeleden sefer yapılmaktadır. Araba vapuru seferleri: Üçkuyular ve Bostanlı iskeleleri arasında sürekli sefer yapan araba vapurları ile şehir içi trafiğine girmeden 25 dakikada ulaşım sağlanmaktadır.Bostanlı’dan ilk sefer, hafta içi ve Cumartesi günleri 07:20’de, Pazar günü 10.00’da; son sefer ise her gün 22.40’dadır. Üçkuyular’dan hafta içi ve Cumartesi 7.20’de, Pazar günleri 10:00’da başlayan seferler 23.20’ye kadar sürmektedir. Üçkuyular ve Bostanlı iskelelerindeki aktarma istasyonlarına otobüslerle kolaylıkla ulaşılmaktadır. Ek seferler konularak Buca heykel ile Bornova Ege Üniversitesi arası sabah 07:00 ile 10:00 akşam 17:00 ile 19:00 arasıdır.


  • Gece yarısından sabaha kadar ulaşım hizmeti (Baykuş Seferleri) 24 saat çalışan otobüs hatları koyularak gece yarısından sonra toplu taşım araçları ile ulaşım olanağı sağlanmıştır. Buna göre; Otobüsler Konak’ta Bahri Baba otobüs durağından (Varyant başlangıcı) hareket eder; 910 - Gaziemir-Konak (Gaziemir, Karabağlar, Üçyol, Varyant, Konak) 920 - Çiğli-Konak (Çiğli, Anadolu Caddesi, Serinkuyu, Girne, Altınyol, Konak) 930 - Bornova-Konak (Bornova, Manavkuyu, Yenikent, Liman, Lozan, Montrö, Konak) 940 - Buca-Konak (Buca Adatepe Mah., Buca Üçkuyular, Buca Devlet Hastanesi, Dokuz Eylül Eğitim Fak., Buca Heykel, Menderes Caddesi, Şirinyer, Eşrefpaşa, Varyant, İkiçeşmelik, Konak) 950 - Narlıdere-Konak (Narlıdere, Ata Cad., F.Altay, İnönü Cad., Konak) Bu otobüsler ilk servislerine Karşıyaka ve Çiğli’den karşılıklı olarak 00:55’te başlarlar ve 1 saat ara ile 05.55’e kadar devam eder. Vapurlar ise gece son seferlerini, Konak’tan 01.00, Alsancak’tan 01.15, Karşıyaka’dan 00.30’da hareket ederek yapmaktadırlar.


  • İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali 1998 yılından bu yana Işıkkent'teki yeni yerinde hizmet vermektedir. İzmir'in ilk şehirler arası otobüs garajı bugünkü 9 eylül meydanı yanındaki Dünya Ticaret Merkezi inşaat alanının olduğu yerdir. Zamanla bu otobüs garajı yetersiz kalınca Halkapınar’da Yeni Garaj adı altında otobüs garajı hizmet vermeye başlamıştır. Gelişen İzmir ile paralel Halkapınar'ın şehir içi trafiğinde olması ve artan sefer sayıları göz önüne alınarak Işıkkent’teki yeni yerine geçmiştir. Türkiye'nin dört bir yanından otobüs seferleri vardır.


  • Demiryolu ile Basmane Garı'ndan Tire, Aydın, Nazilli, Denizli, Ödemiş ve Söke'ye her gün düzenli tren seferleri tertip edir. Alsancak Garı'ndan ise Ankara, Uşak, Konya, Eskişehir, Balıkesir, Bandırma'ya tren seferleri vardır.


Kardeş şehirler

İzmir'in yirmi üç tane kardeş şehri bulunmaktadır. Ayrı olarak dört şehirle iş birliği protokolü yapılmışken üç şehirle de iyi niyet mektubu imza atmıştır.

Kardeş Olan Şehirler

  • Azerbaycan Bakü, Azerbaycan (1985'ten beri)

  • Moldova Bălţi, Moldova (1996'dan beri)

  • Kırgızistan Bişkek, Kırgızistan (1991'den beri)

  • Almanya Bremen, Almanya (1993'ten beri)

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gazimağusa, Kuzey Kıbrıs (1984'ten beri)

  • Küba Havana, Küba (1995'ten beri)

  • Bulgaristan Kırcaali, Bulgaristan (2008'den beri)

  • Romanya Köstence, Romanya (1995'ten beri)

  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs (2019'dan beri)

  • Amerika Birleşik Devletleri Long Beach, Amerika Birleşik Devletleri (2004'ten beri)

  • Bosna-Hersek Mostar, Bosna-Hersek (1996'dan beri)

  • Hindistan Mumbai, Hindistan (1997'den beri)

  • Danimarka Odense, Danimarka (1991'den beri)

  • Çek Cumhuriyeti Plzeň, Çek Cumhuriyeti (1987'den beri)

  • Hırvatistan Split, Hırvatistan (1996'dan beri)

  • Tunus Susa, Tunus (2002'den beri)

  • Amerika Birleşik Devletleri Tampa, Amerika Birleşik Devletleri (1992'den beri)

  • İsrail Tel Aviv, İsrail (1996'dan beri)

  • Çin Tientsin, Çin (1990'dan beri)

  • Türkmenistan Türkmenabat, Türkmenistan (1993'ten beri)

  • Rusya Volgograd, Rusya (2006'dan beri)

  • Çin Vuhan, Çin (2009'dan beri)

  • Çin Xiamen, Çin (2012'den beri)

İş Birliği Protokolü

  • İtalya Ancona, İtalya (2005'ten beri)

  • Özbekistan Buhara, Özbekistan (1992'den beri)

  • Güney Afrika Cumhuriyeti Cape Town, Güney Afrika (2014'ten beri)

  • Kazakistan Çimkent, Kazakistan (2004'ten beri)

İyi Niyet Mektubu

  • Endonezya Surabaya, Endonezya (1995'ten beri)

  • İtalya Torino, İtalya (2012'den beri)

  • Çin Çengdu, Çin (2019'dan beri)


Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Disqus Yorumları